Tiroid, Guatr, Obezite, kıllanma, Hormon, Osteoporoz, Hipoglisemi, Düşük Şeker, Hipofiz Hastalıkları, terleme, Erken Ergenlik, Gut, Boy Kısalığı,hormon tedavisi, Diyabet, Şeker, Hastalığı, Selçuk Can, Nişantaşı, İstanbul Tiroid, Guatr, Obezite, kıllanma, Hormon, Osteoporoz, Hipoglisemi, Düşük Şeker, Hipofiz Hastalıkları, terleme, Erken Ergenlik, Gut, Boy Kısalığı,hormon tedavisi, Diyabet, Şeker, Hastalığı, Selçuk Can, Nişantaşı, İstanbul
Anasayfa Özgeçmiş Yayınlar Kongre ve Kurslar Basında İletişim ve Randevu

Şeker hastalığı vucüdun kan şekerini normal sınırlar içerisinde tutma yeteneğini kaybetmesidir.  Şeker beyin, kalp, kaslar gibi hayati organların düzenli çalışması için doğanın yarattığı önemli bir yakıttır.  Vucutta glukoz yakılmasını ve şeker metabolizmasını düzenleyen organ pankreastır.  Pankreas insülin hormonunu üreterek kan glukozunu dengeler.  İnsülin şeker hastalığı tedavisinde önemli bir yeri olan hormondur.  Dünyadaki tüm önemli diyabet merkezleri insülini yapay olarak üretecek hücre kültürü veya brun spreyi geliştirmek için çalışmaktadırlar.
 
Türk Diyabet Eğitim ve Tedavi Vakfının yaptığı çalışmalarla ülkemizde yaşayan her 100 kişiden 7 tanesinin diyabet hastası olduğu saptanmıştır.  Diyabet iyi beslenen ve sonuçta gitgide şişmanlayan ve ileri teknoloji sayesinde tüm işlerini robotlara bırakan ileri batı toplumlarının hastalığıdır.  Ülkemizde diyabet oranı her geçen yıl artmaktadır.  Amerikan Hastanesi tarafından huzurevlerinde yapılan bir araştırmada 65 yaş üzerindeki her üç kişiden birinin diyabetli olduğu bulunmuştur.
 
Şeker hastalığı iki tiptedir.  Tip 1 diyabet dediğimiz genç diyabetinde bağışıklık sisteminin bozulması sonucu pankreasta tahribat gelişmekte ve hastalar insülinle yaşamak zorundadırlar.  Tip 1 diyabetin tedavisi insülin iğnesiyle olmaktadır.  Ancak gelişen tıp sayesinde artık şeker hastaları insülin kalemiyle  veya Türkiye’ye yakında gelecek olan insülin pompasıyla acısız  tedavi olabilmektedirler.  İnsülin tedavisini hastalara daha kolay kabul ettirmek için yeni yöntemler sürekli araştırılmaktadır.  Bunlardan en ümit verici olanı insülini burun spreyi ile uygulamaktır.  Böylelikle insülin injeksiyonu ileri bir gelecekte tarihe karışacaktır.  İleri tıp ülkelerinde uygulanan en son yöntemlerden biri pankreas transplantasyonudur.  Hastalıklı pankreas yerine sağlam pankresın yerleştirilip insülini vucüdun salgılamasını hedef alan bu yöntem hastanın insüline bağımlılığını ortadan kaldırır. 
 
İkinci tip şeker hasalığı erişkinlerde görülen tiptir.  Tedavide pehriz, fiziksel eksersiz, ve şeker ilaçları rol oynar.  Şeker hastalığı bir düzen hastalığıdır.  Diyabetlilerin sabah-öğlen-akşam üç öğün düzenli yemek yemeleri gerekir.  Ayrıcan sabah saat 1030’da, ikindi de ve gece yatmadan önce ara öğünlerini muntazam tüketmeleri gereklidir.  Şeker hastaları günde en az iki litre sıvı içmelidirler.  Egzersiz ve spor yapmaları hem kan şekerini hem kolesterolu düşürür, hemde kilo vermelrini sağlar.  Diyabet hastaları senede bir kez grip aşısı, hayat boyu bir defa da zatürre aşısı olmalıdırlar.  Şeker hastaları her 3 ayda bir düzenli doktor kontrolune gitmelidirler.
 
Bir insan şeker hastası olduğunu nasıl anlar ?
 
Toplumumuzda artan sıklıkla görülmesine rağmen bazı insanlar şeker hastası olduklarının farkında bile değildirler.  Check-up alışkanlığının gelişmediği ülkemizde bu duruma oldukça sık rastlanıyor.  Kan şekeri basit ve ucuz bir laboratuar testiyle tayin edilebilir.  Dr. Selçuk Can yaz sıcaklarının şeker hastalarında çok su içme, çok idrara çıkma, ani zayıflama, bulanık görme, ağız kuruluğu, dilin damağa yapışması gibi belirtiler verebileceğini söylüyor ve ekliyor.  “ Bu belirtileri hafifletmek için koka-kola, gazoz, meyva suyu gibi kalorili içeceklerin içilmesi şeker komasını davet eder.  Bu durumda şeker ihtiva etmeyen ayran, su, maden suyu gibi sıvıları tüketmek ve bir uzmandan yardım istemek atılacak en doğru adımdır.  Şeker hastaları özellikle yaz mevsiminde şekerlerini sık ölçtürmeli, yeterli sıvı almalı, doktor kontrollerini, diyet ve ilaçlarını aksatmamalıdırlar.  Şeker komasının belirtileri göüldüğü anda acilen tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.  Şeker komasına erken müdahele sevindirici sonuçlar verir.”
 
Şeker hastalığı vucütta hangi tahribatları yapar ?
 
Şeker hastalığı olanlarda göz dibinde, sinirlerde, böbreklerde ve damarlarda tahribat olur.  Ayak sinirlerindeki tahribat uyuşmalar, karıncalanmalar, hissizlik ve gece baldıra giren kramplar şeklinde kendisini gösterir.  Şeker hastalarının ayaklarında çıkan yaraların kapanması oldukça zordur.  Ayağa giden damarlar ve sinirler tam çalışmadığı için herhngi bir nedenle ayakta çıkan yaralar iyileşmez ve gangrene çevirebilir.
 
Şeker hastalığından korunma yolları nelerdir ?
 
Obezite yani şişmanlığın şeker hastalığının gelişiminde önemli rolü vardır.  Bu yüzden obezite ile savaşmak,  sağlıksız diyet alışkanlıklarının ve fiziksel tembelliğin Türk toplumuna yerleşmesini önlemek hepimizin hedefi olmalıdır.  Şeker hastalığının kontrolunde hastanın kan şekerini her gün ölçüp; diyet ve insülin tedavisini ona göre ayarlaması tüm dünyanın uyguladığı bir yöntemdir.  Amerikan Hastanesi’nde de evde hastanın kendi kan şekerini ölçtürmesini biz hastalarımıza öğretiyoruz.  Düzenli takipler, spor ve zayıfalama sayesinde kişinin şeker hastası olma ihtimali azalır. 
 
Ailesinde şeker hastası bulunan kişiler 40 yaşından sonra şeker yükleme testi yaptırarak risklerini belirlemelidirler.  Gizli şeker hastası olan kişiler diyet ve ilaç tedavisi ile hastalıklarının ilerlemesini önleyebilirler.

 
 

Muayenehane: Sezai Selek Sokak Tayman Apt. No: 4/A D.7

Nişantaşı  Şişli  İstanbul 34365 Tel: 212 296 46 11 Fax: 212 232 41 55

Tasarım - indexmedya