|
Metabolizmayı
hızlandıran öneriler
Kilo almamak için…
Hangi yaşta, neler uygulamalı?
Metabolizmayı
hızlandıran ipuçları
Diyet yapmanıza rağmen kilo veremiyor musunuz? Artık
çilekli pastaları ya da mis kokulu kurabiyeleri
sadece uzaktan izlemekle yetinmenize rağmen karın ve
kalça çevrenizin genişlemesinden mi yakınıyorsunuz?
Bu sorununuzun altında yatan neden, metabolizmanızın
yavaşlaması olabilir! Peki, metabolizmanızın
hızlanmasını sağlamak için neler yapmanız
gerektiğini biliyor musunuz?
Uzun
süredir yediklerinize, içtiklerinize dikkat ediyor,
ancak buna rağmen fazla kilolarınızdan bir türlü
kurtulamıyorsunuz. Oysa, bundan birkaç yıl öncesine
kadar istediğiniz her şeyi büyük bir afiyetle
tüketiyor, buna rağmen kilo sorunuyla
karşılaşmıyordunuz, değil mi? Bu konuda yalnız
sayılmazsınız aslında. Çünkü, pek çok kadın,
özellikle de menopoz dönemine yaklaştıkça
zayıflayamamaktan yakınıyor. Kolay kilo alıp, zor
vermenin nedeni ise çoğu kez hep aynı:
Metabolizmanın yavaşlaması! Peki, “Bu sorumun bir
çözümü yok mu?” dediğinizi duyar gibiyiz. Dert
etmeyin, önerilerimizi uygularsanız, metabolizmanızı
yeniden hızlandırmanız mümkün. Sizin için
Metropolitan Florence Nigtingale Hastanesi’nden
Endokrinoloji Diyabet ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr.
Selçuk Can ile Amerikan Hastanesi’nden Endokrinoloji
ve Metabolizma Uzmanı Dr Neslihan Kurtulmuş ‘dan
aldığımız bilgiler doğrultusunda metabolizmanızı
nasıl hızlandırabileceğinizi sizler için tek tek
derledik. Üstelik, 20 – 30 ve 40’lı yaş gruplarına
ayırmayı da ihmal etmedik!
Metabolik hız nedir?
Besinleri yakma hızına “metabolizma hızı” deniyor.
Metabolik hız; bedeninizin aldığı besinleri enerjiye
dönüştürme ve bu enerjiyi kalori olarak yakma
kapasitesini ifade ediyor. Metabolizmanız yeterince
çalışıyorsa, aldığınız besinler kolayca enerjiye
dönüştürülüyor ve bu enerji eksiksiz olarak
yakılıyor. Bunun aksine metabolik hızınız genetik
olarak yavaş çalışıyorsa ya da hastalık gibi
herhangi bir nedenden dolayı yavaşladıysa, besinleri
enerjiye ve kaloriye dönüştürme kapasiteniz
azalıyor. Bunun sonucunda ise; fazla kaloriler
yakılamıyor, yağlar depolanıyor ve kilo artışı
görülüyor.
Bazal metabolizma önemli!
Metabolizma, “Bazal metabolizma”, “Egzersizde
harcanan enerji” ve “diyetle alınan besinlerin
sindiriminde harcanan enerji” olmak üzere üç ana
birleşen oluşturuyor. Metabolizma hızının en büyük
belirleyicisi ise bazal metabolizma hızı. Bu,
dinlenirken veya uyurken, yani hiçbir aktivite
gösterilmediğinde harcanan kalori miktarını kapsıyor
ve günlük harcanan kalorinin yüzde 60 ile 80’ini
oluşturuyor. Bazal metabolizma, kilo vermek isteyen
bir kişinin diyetle ne kadar zayıflayacağını
belirleyen en önemli faktör.
Bu metabolizma hızı vücuttaki
maddelerin birbirine dönüşmesini, biyolojik
olayların devamını sağlıyor. Örneğin ağızdan alınan
şekerin karaciğerde yağa dönüştürülüp, cilt altı yağ
dokusunda depolanması gibi. Bu metabolizmanın hızı
ise, genler, cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı, vücut
ısısı ile egzersiz gibi pek çok faktörden ve
etkileniyor. Fizik aktivite de enerji tüketiminde,
yani kilo ama ve verme üzerinde en önemli faktörü
oluşturuyor. Fizik aktivitenizi artırdığınız
takdirde, metobolizma hızını da artırabilirsiniz.
Yapılan araştırmalara göre; fizik aktivitesi yüksek
olan kişilerde şişmanlık daha az görülüyor.
Yaş ilerledikçe yavaşlıyor…
Yaşınız ilerledikçe buna paralel olarak metabolik
hızınız da yavaşlıyor. Öyle ki, 20’li yaşlardan
sonra vücudunuz her 10 yıllık dönemde yüzde 2 – 3
daha az enerji yakmaya başlıyor. Menopoz gibi
hormonal faktörler de devreye girince
metabolizmanızı daha da yavaşlıyor. Diğer taraftan,
yaşımız ilerledikçe azalan bedensel aktivite düzeyi,
kas kitlesinde azalmaya ve yağ depolarında artmaya
yol açıyor. Metabolizma hızı yavaşladığı takdirde,
obezite oluşma riski artıyor. Obeziteye eğilimli
kişilerde görülen en önemli özellikler aşırı iştahın
yanı sıra, yağ yıkımının azalmış olması. Yağların
fazla alınması yağ yıkımını engeller. Dolayısıyla
yağ tüketimi, günlük besin tüketiminin yüzde 30’unu
aşmamalı. Alkol tüketimine de dikkat etmek
gerekiyor. Bol miktarda yağların yıkımını engelledi
için günde bir kadehten fazla tüketmemeye özen
gösterin.
Metabolizma Ne
sağlıyor?
X
Metabolizma, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına destek
olmak için, yediğimiz besinlerin hücreler tarafından
yakılması anlamına geliyor.
X
Vücudun kendini yenilemesini sağlıyor, hücreler için
gerekli yapıtaşları ve proteinleri üretiyor, dokular
ve organların gelişimine yardımcı oluyor. Örneğin,
metabolizma reaksiyonları sonucu üretilen bazı
proteinler, kasları oluşturup, hareket etmemizi
sağlıyor.
X
Metabolizma sayesinde vücuttaki kimyasal değişimler
için enzimler üretiliyor. Örneğin ağızdan alınan
şekerin karaciğerde yağa dönüştürülüp, cilt altı yağ
dokusunda depolanması gibi.
X
Vücut ısısının sabit tutulmasını sağlıyor, yağ
dokusunun miktarını denetliyor.
Hangi yaşta, neler yapmalı ?
20’li yaşlar
Genç
kızlıktan kadınlığa geçiş yaptığımız, belki de en
güzel dönemimizi ifade ediyor. Bu yaşlarda, kadınlık
hormonları olan “östrogen” ve “progesteron”
salgılanmaya başlıyor, regl düzene giriyor.
Metabolizma hızlı çalışıyor ve besinler daha kolay
yakılıyor. Diyet yapıldığında da fazla kilolar hızla
kayboluyor. Genç kızlar zayıflamayı bir saplantı
haline getirebiliyor, ince ve zarif gözükmek için
her yolu deneyebiliyor. Bu isteklerinin ardında ise
genellikle moda dünyasındaki zayıf manken
görüntüleri etkili oluyor. Dolayısıyla yeme
bozuklukları olan “Anorexia Nervosa” veya “Bulimia”
bu yıllarda oldukça sık ortaya çıkıyor. 20’li
yaşların sonlarında ise her yıl 150 gram kadar kas
dokusu kaybediliyor. Bunun sonucunda güç ve kuvvet
azalıyor, halsiz sorunu baş gösteriyor. Aynı zamanda
20’li yaşların başında hızlı çalışan metabolizma
yavaşlamaya başlıyor ve kilo artışı görülüyor.
Ne yapmalı?
Haftada iki saat ağırlık çalışarak bu sorunun önüne
geçebilirsiniz. On iki haftalık düzenli sporla,
kaybettiğiniz kas dokusunu geri kazanmanız mümkün.
Düzenli yapacağınız egzersizler kemiklerinizi
güçlendirip sizi ileride osteoporoza karşı da
koruyacaktır. Unutmayın ki, egzersizler ayrıca ruh
sağlığınızı korumanıza ve günlük sıkıntıları
unutarak stres düzeyini azaltmanıza da yardımcı
oluyor.
30’lu yaşlar
İş,
aile derken en yoğun tempolu yaşadığımız 30’lu
yaşlarda vücudumuz daha fazla yorulmaya başlıyor ve
stres faktörü devreye giriyor. Stres sonucu da
böbrek üstü bezlerinden “kortizol” dediğimiz hormon
salgılanıyor. Vücut, su ve tuz tutmaya başlıyor,
kilo alınması daha kolay hale geliyor. Günümüzde
birçok kadın 30’lu yaşlarda evlenip hamile kalıyor.
Ancak doğumdan sonra eski kilosuna dönmekte
zorlanıp, fazla kilolarıyla yaşantısına devam
ediyor. Burada çevrenin yeni annelere daha fazla
yemeleri için baskısı da önemli rol oynuyor hiç
kuşkusuz. İşte bu nedenle 30’lu yaşlarda dengeli
beslenme çok büyük önem taşıyor. 30’lu yaşların
ortaları ise “tiroid” hastalıklarının en çok
görüldüğü döneme rastlıyor. Tiroid bezi hızlı
çalışıyorsa metabolizma da hızlanıyor. Bunun
sonucunda kişi hızla zayıflamaya başlıyor. Ancak bu
sağlıksız bir zayıflama olduğu için mutlaka bir
endokrinoloji ve metabolizma uzmanına başvurmak
gerekiyor. Günümüzde bu sorun tedavi edilebiliyor ve
metabolizma hızı normal düzeyine iniyor. Daha sık
rastlanan bir başka şikayet ise, tiroid bezinin
yavaşlaması. Buna tıp dilinde “hipotiroidi”
deniliyor. Tiroid yavaşlayınca tüm vücut işlevi
yavaşlamaya başlıyor; kalp atışlarının sayısı
düşüyor, bağırsak hareketleri yavaşlıyor, kabızlık
başlıyor, unutkanlık gelişiyor. Bir başka sorun da,
metabolizma hızının azalarak şişmanlığa yol açması.
Dolayısıyla Bu dönemde zayıflamak isteyenlere
mutlaka tiroid testi yapılması gerekiyor.
Ne yapmalı?
Metabolizmanız yavaşladığı için bu dönemde dengeli
beslenmeye özen gösterin. Fazla kalori içermeyen
enginar, kereviz gibi besinleri daha sık yemeye
dikkat edin. En önemlisi de, metabolizmanızın
hızlanmasını sağlayan egzersizleri aksatmadan
uygulamaya çalışın. Özellikle aerobik türü
egzersizleri yapmanızda yarar var. Çünkü depolanmış
yağları yakabilmeniz için mutlaka oksijene ihtiyaç
duyacaksınız. Yaptığınız egzersizin türü ne olursa
olsun, rahat soluk alıp verebilmeli; egzersiz
sırasında nefes nefese kalmamalısınız. Örneğin,
yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir, golf
oynayabilir ya da yüzebilirsiniz. Kalp hızınızı
normal hızından dakikada ortalama 25 – 30 oranında
artıran bu aktiviteler, metabolizmanızı
hızlandırmanın ve kalori yakmanın en iyi yolu.
40’lı yaşlar
Günümüzde yaş ortalaması 80’lere dek uzadığı için,
40’lı yaşları sağlıklı geçirmemiz yaşlılık
dönemimizin sorunsuz geçmesi için özel bir önem
taşıyor. Bu dönemden itibaren yumurtalıklar daha az
östrogen üretmeye başlıyor. “Perimenopoz” dönemine
girildiği için; sıcak basması ve terleme gibi
sorunlar baş gösteriyor. Menopozun belirtilerinden
biri de bazal metabolizma hızının azalması. Bu
yüzden menopoz döneminde ortalama 3-5 kilo alıyoruz
maalesef. Bunun yanı sıra diyabet hastalığına
yakalanma riski de artıyor. Çünkü, vücudun
“insülin” adı verilen hormona direnci artıyor. Bu
dönemde zayıflama ve kilo kontrolü estetik bir sorun
olmaktan çıkıp, sağlık için gerekli hale geliyor.
Ne yapmalı?
40’lı yaşlarda zayıflamak daha fazla
emek gerektiriyor. Dolayısıyla daha düşük kalorili
diyet uygulamalı ve daha fazla spor yapmalısınız.
Osteoporozdan korunmak için kalsiyum içeren süt,
yoğurt, beyaz peynir tüketin, sebze ve meyve
ağırlıklı beslenin. Ayrıca, mutlaka check-up
yaptırın, kolesterol ve şeker düzeylerinizi de
ölçtürün. Kolesterol düzeyiniz yüksekse, yağlı
besinlerden, kızartmalardan ve kırmızı etten uzak
durun. Tabii düzenli olarak egzersiz yapmaya da
devam edin. Ancak siz siz olun, sağlığınızı riske
atmamak için ağır egzersizlerden kaçının ve spora
başlamadan önce mutlaka bir uzmana başvurun.
Bazal Metabolizma
Nelerden etkileniyor?
1 –
Genetik: Bireylerin kilolu olduğu bazı ailelerde
metabolizma hızı yavaş çalışıyor.
2 –
Cinsiyet: Kadınlara göre erkeklerde kas kitlesi
fazla, yağ kitlesi daha düşük olduğundan
metabolizmaları daha hızlı çalışıyor. Buna karşılık
biz kadınlarda ise metabolizma erkeklere oranla
yavaş çalışıyor.
3 –
Yaş: Yaş ilerledikçe metabolizma hızı düşüyor. Her
on yıl için bazal metabolizma hızında yüzde 2 azalma
oluyor.
4 –
Vücut ağırlığı: Kilonuz fazla ise vücut metabolizma
hızı da göreceli olarak artıyor.
5 –
Diyet: Yoyo diyeti tarzında inişli – çıkışlı ağır
diyetler yapılması metabolizma hızını yüzde 30
oranında azaltıyor.
6 –
Vücut ısısı: Vücut ısısının her 0.5 derece artışı,
metabolizma hızını yüzde 7 artırıyor.
7 –
Egzersiz: Sadece kalori yakılmasını sağlamıyor, aynı
zamanda kasları da geliştirerek vücut metabolizma
hızını artırıyor.
Düşük metabolizma hızının yarattığı kilolardan
kurtulmanın en kolay yolu, düzenli egzersiz yapmak.
Eğer daha az kilo almak istiyorsanız, daha çok
egzersiz yapmalı ve daha çok yağsız kas kitlesine
sahip olmalısınız. Yani, ortalama metabolik hızınızı
artırarak daha fazla kalori yakmalısınız.
|